Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi

Bu tıp dalı, akciğer ve solunum yolu ile ilgili hastalıkların tanı ve tedavisini yapar.

Başlıca İlgi alanları

✔ Astım

✔ Verem ( Tüberküloz )

✔ Bronşit

✔ Zatürre ( Pnömoni )

✔ Anfizem

✔ Akciğer Kanseri

Astım

Astım, solunum yollarının daralmasına, iltihaplanmasına veya balgam gibi yapışkan maddelerle tıkanmasına yol açan çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan bir solunum yolu hastalığıdır. Nedeni kesin olarak bilinmese de, genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Astım bulaşıcı değildir. Her yaşta astım olabilir.

Hastalıkta ara sıra hırıltılı solunum, nefes darlığı ve öksürük olur. Astım belirtileri birdenbire şiddetlenirse buna astım atağı veya astım krizi denir.

Bu durumda hastada ciddi nefes darlığı yaşanır. Tedavide astım ataklarını önlemek veya durdurmak için ilaçlar kullanılır. Ayrıca koruyucu önlemler alınır ve bazen aşı tedavisi de yapılır.

Verem ( Tüberküloz )

Verem, verem mikrobu adı verilen bir mikrobun neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Verem mikrobu akciğerleri etkilediği gibi kana karışarak vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir. Verem, aktif verem hastası olan kişilerden solunum yoluyla bulaşır.

Tedavide ilk koşul iyi beslenme ve temiz havadır. Hastaya tanı konduktan sonra en az 6 ay boyunca antibiyotik başta olmak üzere ilaç tedavisi uygulanır.

Bronşit

Bronşit, akciğerlerin iç yüzeyini kaplayan zarın iltihaplanmasıyla oluşan bir alt solunum yolu iltihabıdır.

Akut Bronşit

Akut bronşit, virüsler veya hava yollarını tahriş eden maddeler nedeniyle gelişen, genellikle hafif seyreden ve tamamen iyileşen bir iltihaplanmadır. En sık nedeni virüsler ve bakterilerdir.

Hava kirliliği, baca ve sigara dumanı gibi solunum yollarına zararlı etkenler de hastalığa sebep olabilir. Soğuk havalarda daha çok görülür. Akut Bronşitin ilk belirtisi kuru ve ağrılı öksürüktür. Daha sonra balgam gelir. Ayrıca burun akması, titreme, hafif ateş ve halsizlik de olabilir.

Kronik Bronşit

Kronik bronşit sessizce başlar ve yavaş yavaş ilerler. Hastalık zamanla hava yollarında daralmalara ve bunun sonucunda da ciddi solunum yetmezliğine neden olur.

Hastalığın en tipik belirtisi 2 yıl üst üste en az 3 ay süren uzun süreli kuru öksürük ve fazla balgamdır. Bronşların daralması sebebiyle soluk almak zorlaşır.

Hasta çabuk yorulur ve nefes nefese kalır, ayrıca solunumu hırıltılıdır. Hastalığın en büyük sebebi sigaradır. Hava kirliliği, alkol kullanımı ve yetersiz beslenme de hastalığın ortaya çıkmasına katkı sağlar.

Zatürre ( Pnömoni )

Zatürre, ağrı, ateş ve öksürük ile kendini gösteren, tehlikeli bir akciğer hastalığıdır. Hastalık akciğerde iltihaplanma şeklinde gelişir ve virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar neden olur.

Hastalığın en önemli belirtileri yorgunluk, yüksek ateş, öksürüktür. Bunun yanında iştahsızlık ve kilo kaybı, dalgınlık, baş dönmesi, şiddetli baş ve boğaz ağrısı, balgam, çok susama, kuru ve beyaz dil gibi belirtiler de olabilir.

Zatüre Türleri:

Lober Pnömoni :

Pnömokok denilen mikropların sebep olduğu zatürre çeşididir.

Aşırı yorgunluk, soğuk algınlığı veya uzun süre güneşte kalmak hastalığa yol açabilir. Hastalık aniden baş ağrısı, titreme, kusma ve sırt ağrıları ile ortaya çıkar.

Ateş 40 dereceye kadar çıkabilir. Öksürük, kısadır. Balgam, kanlı ve yapışkandır. Hastanın yüzü kızarır, dudaklarının çevresi şişer, cildi kurur ve dili paslanır.

Virüs Zatürresi :

Bu zatürre türü, virüslerin sebep olduğu bir akciğer enfeksiyonudur. Soğuk algınlığından sonra veya birdenbire ortaya çıkabilir.

Hasta çok yorgunluk duyar. Öksürüğü genellikle kuru ve balgamsızdır.

Bronköpnomoni :

Grip, boğmaca, bronşit veya kızamık gibi hastalıkların yeterince tedavi edilmemesi sonucu gelişen bir zatürre çeşididir. Akciğer ve bronşlarda iltihaplanma oluşmasından kaynaklanır.

Hastalık başlangıçta bronşite benzer, ancak önlem alınmazsa 2-3 gün içinde şiddetlenir. Hasta öksürürken iltihaplı ve kanlı balgam çıkarır.

Amfizem ( Koah )

Uzun süre sigara içmekten dolayı oluşan bir hastalık olan amfizem, solunum sıkıntısına yol açar.

Bu hastalığın tedavisinde ilaç kullanımı önemlidir. Fakat hastalık ilerledikçe ilaçlar yeterli gelmez. Bu aşamada solunum zorluğu çok artar ve yaşamsal risk oluşturur. Bu durumda akciğer hacmini küçülten bir ameliyat yapılması denenebilir.

Akciğer Kanseri

Akciğer veya nefes borusundaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla akciğer kanseri meydana gelir. Akciğer kanserine neden olan en önemli faktör sigara ve benzeri maddelerin tüketilmesidir. Bunun yanında asbest ve radon gazı gibi maddelere maruz kalmak ve genetik yatkınlık da akciğer kanserine sebep olabilir.

Akciğer kanseri ilk evrelerde belirti göstermez. Fakat kanser büyüdükçe öksürük, kan tükürme, sırt ağrısı, kilo kaybı, halsizlik, ses kısıklığı, nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar. Tedavinin başarısı hastalığın evresine bağlıdır.

Hastalığın erken evrelerinde cerrahi müdahale yapılır ve bu hastalığı tamamen iyileştirmenin en etkili yolu budur. Ayrıca erken teşhis edilen akciğer kanserlerinde kanserli hücreleri dondurarak yok etme yöntemi olan Kriyocerrahi de uygulanabilir.

Cerrahi tedaviye kemoterapi de eklenebilir. Hastalık ilerlemişse kemoterapi ve bazen de radyoterapi yapılır. Hastanın solunum sıkıntısı varsa ama ameliyat uygun değilse bronkoskopi ile tümör alınabilir.

Kronik Bronşit:

Kronik bronşit sessizce başlar ve yavaşça ilerleyen bir hastalıktır. Zamanla hava yollarını tıkayarak ciddi solunum yetmezliği yapar. Hastalığın en tipik belirtisi 2 yıl üst üste en az 3 ay süren uzun süreli kuru öksürük ve çok balgamdır.

Bronşlar daraldığı için solunum zorlaşır. Hasta çabuk yorulur ve nefes alamaz, ayrıca solunumu hırıltılıdır. Hastalığın en büyük sebebi sigaradır. Hava kirliliği, alkol kullanımı ve yetersiz beslenme de hastalığın oluşmasına etki eder.

Kronik bronşit belirti vermeden başlar ve yavaş yavaş ilerleyen hastalık zamanla hava yollarında tıkanmalara ve bunun sonucu olarak da ağır solunum yetmezliğine yol açar.

Hastalığın en belirgin belirtisi art arda 2 yıl boyunca en az 3′er ay devam eden uzun süreli kuru öksürük ve aşırı balgamdır. Bronşların daralması nedeniyle solunum güçlüğü çekilir. Hasta çok kolay yorulur ve nefessiz kalır, ayrıca solunumu hırıltılıdır.

Hastalığın en önemli nedeni sigaradır. Hava kirliliği, alkol kullanımı ve yetersiz beslenme de hastalığın gelişmesine katkıda bulunur.

Göğüs Hastalıklarında Kullanılan Tanı Yöntemleri

Göğüs hastalıklarının tanısında şu yöntemler kullanılır:

✔ Röntgen

✔ Ultrasonografi

✔ BT ( Bilgisayarlı Tomografi)

✔ MR Görüntülemesi

✔ Bronkoskopi

✔ PET/CT

Röntgen

Röntgen, vücudunuzdaki yapıları, özellikle kemikleri görüntülemek için kullanılan hızlı ve acısız bir yöntemdir.

Röntgen ışınları vücudunuzdan geçer. Fakat, geçtikleri materyalin yoğunluğuna göre emilirler.
Yoğun materyaller olan kemik ve metal, röntgen filmlerinde beyaz renkte görünür.

Ciğerlerdeki hava ise siyah renkte görünür. Yağ ve kas ise gri tonlarında görünür.

Ultrasonografi

Bu yöntemde, vücudun içindeki organları görüntülemek amacıyla insan kulağının işitemeyeceği kadar yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılır. Farklı dokuların ses dalgalarını farklı oranlarda yansıtması sayesinde, organlar ve dokular ultrason cihazının ekranında farklı renklerde görünür.

Bu sayede, kist veya tümör gibi anormal dokular belirlenebilir. Doppler ultrasonografi ise damarlardaki kan akışının hızını ve yönünü ölçmek için kullanılır. Ses dalgaları yine gönderilir, ancak kanın hareket etmesi sesin frekansını değiştirir ve bu değişim kan akışı hakkında bilgi verir. Bu yöntemle, damarlarda tıkanıklık veya daralma gibi sorunlar tespit edilebilir.

Bilgisayarlı Tomografi

Bu yöntemde, vücudun kesitler halinde görüntülenmesi için X ışınları kullanılır. X ışınları farklı dokular tarafından farklı şekilde emilir ve yansıtılır. Bu da BT cihazının ekranında farklı yoğunluklarda görüntüler oluşturur.

BT ile normal röntgen filmlerinden daha detaylı bilgi alınabilir. Özellikle beyin hastalıkları, kafa travmaları ve beyin tümörleri BT ile daha iyi görüntülenebilir.

BT ile ayrıca kemikler, yumuşak dokular ve kan damarları da görüntülenebilir.

MR Görüntülemesi

MR Görüntülemesi MR yani Manyetik Rezonans Görüntüleme, vücudun iç yapısını göstermek için radyasyon içermeyen bir yöntemdir.

Bu yöntemde, vücut güçlü bir manyetik alan içine yerleştirilir ve radyofrekans dalgaları gönderilir. Farklı dokuların manyetik alana ve radyofrekans dalgalarına farklı tepkiler vermesi sonucunda, MR cihazının ekranında net görüntüler elde edilir.

MR özellikle yumuşak dokuların görüntülenmesinde çok başarılıdır. Bu sayede, diğer yöntemlerle saptanamayan kanserli bölgeler MR ile ortaya çıkarılabilir.

Bronkoskopi

Bronkoskopi, boğazdan girerek gırtlak, nefes borusu ve bronşların incelenmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemde, ucunda ışık ve kamera bulunan ince bir tüp (endoskop) kullanılır. Kamera sayesinde bronşların iç yüzeyi bronkoskopi cihazının ekranında görülür.

Bronkoskopi hem tanı hem de tedavi amaçlı kullanılabilir. Örneğin, hava yollarına kaçmış yabancı cisimler bronkoskopi ile çıkarılabilir. Ayrıca, nefes darlığına neden olan iyi veya kötü huylu tümörler bronkoskopi ile alınabilir veya küçültülebilir. Bronşlarda daralma olan hastalara ise bronkoskopi ile stent takılabilir.

PET / CT

PET / CT PET CT (Pozitron Emisyon Tomografisi), günümüzün en gelişmiş görüntüleme tekniklerinden biridir. Bu yöntemde, hastaya radyoaktif bir madde enjekte edilir ve bu madde vücutta yayılır. Kanserli hücreler bu maddeyi normal hücrelerden daha fazla alır ve PET CT cihazının ekranında parlak noktalar olarak görünür.

PET CT ile pek çok kanser türü tanımlanabilir, evrelenir, tedavi sonrası takip edilir ve radyoterapi planlanır. PET CT ile kanserli hücrelerin iyi veya kötü huylu olup olmadığı ve vücutta nereye yayıldığı da anlaşılabilir.