Üroloji

Üroloji, idrar yolları ve erkek üreme organları ile ilgili hastalıkları tanıyan ve tedavi eden bir cerrahi tıp dalıdır. Üroloji, aşağıda belirttiğimiz organlarla ilgili sorunları ele alır

✔ Böbrekler

✔ İdrar kanalları 

✔ Mesane

✔ Prostat bezi

✔ Meni kanalları

✔ İdrar borusu

✔ Testisler

Üroloji, hem yetişkin hem de çocuk hastalarla ilgilenmektedir. Ürolojinin alt dalları şunlardır:

✔ Çocuk Ürolojisi

✔ Androloji (Cinsel İşlev Bozuklukları Tanı ve Tedavisi)

✔ Ürolojik onkoloji (Uro-oncology)

✔ Kadın ürolojisi- Ürojinekoloji

✔ Nöro-üroloji (Neurourology)

✔ Böbrek Hastalıkları

Ürolojinin İlgi Alanları

Çocuk Ürolojisi

Çocuk ürolojisinin başlıca ilgi alanları şunlardır:

✔ İnmemiş testis

✔ Hidrosel ( Su fıtığı)

✔ Hirospadiyas

✔ İşeme bozuklukları

İnmemiş Testis

Testislerin doğumdan sonra skrotumda (torbada) yer almaması durumudur. Bu durum, doğumdan sonraki ilk 10-12 ay içinde kendiliğinden düzelebilir. Eğer bu süre içinde düzelmezse, cerrahi müdahale gereklidir. Cerrahi tedavi, testisleri skrotuma indirmek ve orada tutmaktır. İnmemiş testis, tedavi edilmediği takdirde; kısırlık, testis kanseri gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca, inmemiş testisli çocuklarda fıtık da sık görülür. Cerrahi sırasında fıtık da tedavi edilir.

Hidrosel ( Su Fıtığı)

Karın boşluğu ile skrotum arasındaki kanalın doğumdan sonra kapanmaması sonucu oluşur. Bir ya da iki testisin etrafında, zaman zaman veya sürekli olarak sıvı toplanması ile belirginleşir.

Tanı konulduktan sonra, genellikle ilk bir yaşın sonuna kadar hidroselin kaybolması ve iyileşmesi beklenir. Eğer bu olmazsa, küçük bir operasyonla sorun çözülür.

Hirospadiyas

İdrar deliğinin penisin ucunda değil de, daha altta bir yerde açılması halidir. 300 erkek bebekten birinde rastlanır. Hafif ve şiddetli olmak üzere farklı dereceleri vardır.

Şiddetli durumlarda; idrarın düzgün ve ileriye doğru yapılmasının engellenmesi, penisin ereksiyon halinde eğri kalması, meninin istenilen yere ulaşamaması gibi ciddi problemlere neden olur. Hipospadiyasın tek tedavisi, tecrübeli ellerde yapılacak dikkatli bir ameliyattır. Ameliyat için en uygun zaman, 1-2 yaş arasıdır.

İşeme Bozuklukları

Çocuklarda sık görülen, ancak genellikle göz ardı edilip ciddi problemler ortaya çıkana kadar fark edilmeyen bir durum da işeme bozukluklarıdır. Gece veya gündüz idrar kaçırma, zor ve ağrılı işeme, uzun süre idrar tutma, sık sık tuvalete gitme gibi çeşitli şekillerde karşımıza çıkabilen bu bozukluklar, mutlaka detaylı ve titiz bir ürolojik muayene gerektirir.

İşeme bozuklukları önemsenmeyip göz ardı edilirse, bazen, ağır böbrek enfeksiyonları, organ kayıpları, hatta böbrek yetmezliği gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Androloji (Cinsel İşlev Bozuklukları Tanı ve Tedavisi)

Androloji, erkek ve kadın cinsel sağlığı ve erkek kısırlığı ile ilgilenen tıp dalıdır. İlgi alanları şunlardır:

 

✔ Erkeklerde ereksiyon kusurları

✔ Kadın cinsel işlev bozuklukları

✔ Erkek kısırlığı

Erkeklerde Ereksiyon Kusurları

Ereksiyon kusuru her on erkekten birinde görülen yaygın bir problemdir.

Ereksiyon kusuru cinsel ilişkiyi sağlayacak sertlik seviyesine ulaşılamama veya bu sertlik seviyesini yeterince koruyamama durumu olarak tanımlanır. 40 yaş üzeri erkeklerde daha sık görülür. Ereksiyon kusuru olan erkeklerin diğer cinsel işlevleri genellikle normaldir.

Ereksiyon kusurunun nedenleri şunlardır:

✔ Psikolojik nedenler

✔ Damar hastalıkları

✔ Sinir sistemi hastalıkları

✔ Yüksek tansiyon ve diyabet

✔ Sigara kullanımı

✔ Kullanılan ilaçlar

Hormonal nedenler: 

Tedavi seçimi nedenin fiziksel veya psikolojik olmasına göre değişir. Sorun psikolojikse, cinsel terapi konusunda uzman bir psikologdan destek alınmalıdır.

 

Fiziksel nedenlere bağlı ereksiyon kusurunda kullanılan 4 temel tedavi yöntemi şunlardır:

 

✔ Ağızdan alınan ilaçlar

✔ Vakum pompası

✔ Penis içine enjeksiyon: İnce bir iğne ile damar genişleticiler penis içine enjekte edilir. Bu ilaçlar penis dokusunu gevşeterek ve damarları açarak etki eder.

✔ Penis protezi: Penis protezi cerrahi bir işlemle penis içine yerleştirilen iki adet yapay silindirden oluşur. Protez idrar yapmayı ve boşalma, orgazm gibi cinsel işlevleri etkilemez.

 

Bu tedavi yöntemleri sorunun nedenini ortadan kaldırmaz. Sadece cinsel ilişkiyi sağlayacak ereksiyon seviyesine ulaşılmasını sağlar.

Kadın Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsel işlev bozukluğu çeşitli fiziksel ve psikolojik sebeplerle ortaya çıkabilir. Kadınlarda görülme oranı %40 civarındadır. Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları şu şekilde sınıflandırılır.

    • ✔ Cinsel İsteksizlik

Cinsel isteğin azalması/yok olması hatta cinsellikten nefret etme şeklinde ortaya çıkabilir Fiziksel ve psikolojik sebeplerle gelişebilir.

 

    • ✔ Uyarılma bozuklukları

Uyarılma bozukluğu yaşayan kadınlarda ön sevişme ve cinsel ilişki esnasında zevk duymaya yeterli düzeyde uyarılma oluşmaz. Nedenleri arasında sistemik hastalıklar (şeker hastalığı gibi), hormonal sorunlar, menopoz, ilaç kullanımı, cerrahi müdahaleler sonucu oluşan sinir hasarları sayılabilir.

 

    • ✔ Ağrılı Cinsel İlişki (Disparoni)

Tıp dilinde “disparoni ” olarak adlandırılır ve cinsel ilişki sırasında ağrı hissedilmesi durumudur. Kadınlarda cinsel organlara yapılan cerrahi müdahalelerden sonra %30 oranında ağrı bozukluğu ortaya çıkmakta ve bu şikayetle kliniğe gelen kadınların %40′ında üreme organlarıyla ilgili tıbbi problem bulunmaktadır.

 

    • ✔ Vajinismus

Vajinismus; vajinanın dış 1/3 kısmının cinsel ilişki sırasında istem dışı olarak kasılması ve penisin girişine izin vermemesidir. Travma, tecavüz ve yapılan cerrahi müdahaleler sonucu oluşabilir. Bunun yanında doğum esnasında kesilen ve dikilen bölgede meydana gelen dokular cinsel organlara ve cinsel salgı bezlerine ait iltihaplı hastalıklar ve menopozda görülen vajinal değişiklikler nedeniyle de gelişebilir. Vajinismus genellikle psikolojik sebeplerle veya yetiştirildiği ortama bağlı olarak da karşımıza çıkabilir. Tıbbi tedavi, psikoterapi ve cinsel terapi gerektirebilir. Cinsel işlev bozukluklarında önce neden belirlenerek nedeni gidermeye yönelik tedavi yöntemi uygulanır. İlaç veya vakum gibi cihazlı terapilerden, psikoterapiye kadar geniş bir tedavi seçeneği vardır. Yeni tedavi yöntemleri üzerinde araştırmalar devam etmektedir.

Erkek kısırlığı (infertilite)

İnfertilite üreme fonksiyonunun yerine getirilememesi olarak tanımlanır. Erkek infertilitesi birçok nedenle ortaya çıkabilir. Sperm üretim bozuklukları, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar, sperme karşı antikor oluşumu, testis travması, hormonal bozukluklar, anatomik sorunlar, varikosel, geçirilen hastalıklar, enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar infertiliteye sebep olabilir.

İnfertilite tanısı için öncelikle hastanın tıbbi geçmişi ve alışkanlıkları ( sigara vb) incelenir. Sonra fiziksel muayene yapılır. Tanı meni analizi, idrar analizi, hormon analizi gibi testlerle desteklenir.

Tedavi genel olarak sorunun kaynağına göre yapılır. Enfeksiyonlar ve hormonal bozukluklar ilaç verilerek tedavi edilir. İnfertil erkeklerin % 60′ında varikosel vardır. Varikosel sperm üretimini etkiliyorsa veya testiste küçülmeye neden oluyorsa tedavi edilir.

Ürolojik Onkoloji

Ürolojik organların kanserleriyle ilgilenen üroloji alt dalıdır.

Ürolojik kanserler erken teşhis edildiğinde tedavisi mümkün olabilmektedir. Başlıca ilgilendiği alanlar şunlardır:

✔ Prostat kanseri

✔ Mesane kanseri

✔ Böbrek kanseri

✔ Testis kanserleri

Prostat Kanseri

Prostat kanseri sadece erkeklerde görülen bir kanser türüdür. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte yaş, ırk ve genetik faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Bu faktörler arasında yaş en önemli faktör olarak kabul edilmektedir.

Prostat görülme oranı 50 yaş ve üzerinde ciddi şekilde artmaktadır. Prostat kanseri bazı hastalarda hiç belirti vermeyebilir. Bazı hastalarda ise sık, zor, ağrılı idrar yapma; idrarda kan ve iltihap görülmesi; damlama şeklinde idrar yapma gibi belirtiler ortaya çıkabilir…

Prostat çok yavaş ilerlediğinden ilaçla tedavi edilebildiği gibi cerrahi operasyonla da tedavi edilebilir.

Mesane Kanseri

Mesane (idrar torbası), idrarın toplanması ve dışarı atılmasını sağlayan organdır. Mesaneyi oluşturan hücreler kontrolsüz bir şekilde çoğaldığında mesane kanseri ortaya çıkar.

Mesane kanserinin erken tanısı ve tedavisi genellikle tam iyileşmeye yol açar. Bu hastalık sigara kullananlarda, boya, kimya ve lastik sektöründe çalışanlarda daha sık görülür. Hastalığın en yaygın belirtisi idrarda kanama olmasıdır. Mesane kanserinde ilk yapılacak işlem, ameliyathane ortamında tümörün endoskopik olarak mümkün olduğunca çok alınmasıdır.

Bu işlem sonrasında patoloji laboratuvarında tümörün kesin tanısı ve ne kadar yayıldığı belirlenir. Yüzeyel ve saldırganlığı düşük mesane kanserinde tedavi, TUR-Mesane tümörü adı verilen operasyonla kanserli dokunun temizlenmesi ve tekrarlama riskini azaltmak için mesanenin içine bağışıklık sistemi veya kemoterapi ilaçları verilmesi şeklindedir.

Kas tabakasına ulaşmış ve saldırganlığı yüksek mesane kanserlerinde ise mesanenin tamamen çıkarılması ve bağırsaktan yeni bir idrar torbası yapılması yöntemi sıkça kullanılır.

Böbrek Kanseri

Böbrek kanseri 50-70 yaş arası kişilerde daha fazla görülür. Kadınlara göre erkeklerde 2-3 kat daha sık rastlanır. Böbrek kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, sigara, genetik etkenler, yüksek tansiyon, şişmanlık, mesleki risk faktörleri (çelik, petrol, kadmiyum, kurşun gibi endüstrilerde çalışmak) ve radyasyona maruz kalmak riski artırır.

Böbrek kanserleri başlarda çok belirti vermeyebilir. Ancak tümör büyüdükçe idrarda kanama, ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, sık ateşlenme, yüksek tansiyon ve anemi gibi şikayetler görülebilir.

Böbrek tümöründe cerrahi tedavi ana tedavi yöntemidir. Radyoterapi ise cerrahiye destek amaçlı uygulanabilir.

Testis Kanserleri

Testis kanseri genç erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Erkeklerdeki kanserlerin %1’ini oluşturur. Beyaz ırktaki erkeklerde diğer ırklara göre daha yaygındır.

Testis kanserinin en sık belirtileri ağrı, testislerden birinde kitle veya büyüme olmasıdır. Testis kanserinde cerrahi tedavi sonrasında kemoterapi de uygulanabilir.

Kadın Ürolojisi (Ürojinokoloji)

Başlıca ilgi alanları şunlardır:

✔ İstemsiz idrar kaçırma

✔ Aşırı aktif mesane

✔ Pelvik organ sarkmaları

İstemsiz İdrar Kaçırma

Mesane (idrar torbası) idrarı depolamak ve boşaltmak gibi iki önemli işlevi vardır. İdrar depolama işlevi bozulduğunda idrar kaçırma sorunu yaşanabilir. Bu sorun her zaman mesaneden kaynaklı olmayabilir. İdrar yolunun son kısmındaki daralmalar, idrar yolu iltihaplanmaları, idrar tutma mekanizmasının zarar görmesi de farklı tiplerde idrar kaçırmaya neden olabilir.

Kadınlarda özellikle gülerken, öksürürken ve ağır kaldırırken idrar kaçırma çok sık görülen bir problemdir. İdrar kaçırma bir hastalık değil, bir belirtidir. Genellikle hayati bir tehlike oluşturmasa da kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Nedenleri belirlenerek, önce egzersiz veya ilaç tedavisi uygulanır.

Aşırı Aktif Mesane

Hayat kalitesini ciddi şekilde düşüren bir problemdir. Kişiler günlük yaşamlarını etkileyecek kadar sık tuvalete gider ve aniden sıkışma hissi nedeniyle ileri durumlarda idrar kaçırabilirler. Yapılan araştırmalara göre 20-70 yaş arası kadınların %60’ında bu şikayet hayatlarının bir döneminde veya sürekli olarak görülebilir.

Pelvik Organ Sarkmaları

Mesane, rahim, makat ve bağırsak gibi pelvik organların yer değiştirmesi hem vücut yapısında hem de günlük yaşam kalitesinde ciddi problemler yaratabilir. Pelvik taban kaslarını güçlendirmek için yapılan egzersizler ve biofeedback tedavisi ile bu rahatsızlık erken aşamalarda ameliyatsız olarak iyileştirilebilir. Daha ileri aşamalarda ise artık çok basit cerrahi yöntemlerle kadınlar bu sorundan kurtulabilirler.

Nöro-Üroloji

İşeme fonksiyonu da dahil olmak üzere tüm organlarımızın çalışması sinir sistemimiz tarafından kontrol edilmektedir. Nöro-üroloji, omurilik, beyin, periferik sinirler gibi sinir sistemi bileşenlerinin hastalıklarına bağlı olarak işeme bozukluğu yaşayan hastaların tanı ve tedavi süreçlerini yürüten bir birimdir.

Böbrek Hastalıkları

✔ Nefrit
✔ Albumin
✔ Böbrek taşları
✔ Üremi
✔ Böbrek kanseri
✔ Böbrek yetmezliği

Nefrit

Böbrek iltihabı olarak da bilinen nefrit, böbrek yetmezliğine yol açabilen önemli bir hastalıktır. Nefrit, mikrobik veya mikrobik olmayan nedenlere bağlı olarak ikiye ayrılır.

Hızlı ilerleyen vakalarda kronik böbrek yetmezliği gelişebilir ve hasta diyalize bağımlı hale gelebilir. Her hastanın tedavi şekli böbrek biyopsisi sonucuna göre belirlenir.

Albumin

Böbreklerimizde idrar süzme işlemini yapan kapsüllerin tam olarak çalışmamasından kaynaklanan bir hastalıktır. Böbrek kapsülleri yeterince süzemediği için idrarda protein kaçağı olur.

Böbrek Taşları

İdrar yollarında iltihaplanma sonucu idrar akışının engellenmesi durumunda, idrar yollarında biriken maddeler kristalleşerek böbrek taşlarını oluşturur. Böbrek taşları böbreklerimizde şiddetli ağrı ve kanama gibi ciddi belirtilere neden olur. 5 mm’ye kadar olan taşların çoğu ilaç tedavisi ve bol su içmek ile atılabilir.

Taşın büyüklüğü arttıkça doğal yolla atılma ihtimali azalır. ESWL (Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma) böbrek taşlarının tedavisinde en sık uygulanan yöntemdir.

Vücut dışında oluşturulan şok dalgaları taşa odaklanarak tedavi esnasında taşı küçük parçalara ayırır. Daha sonra bu parçaların idrarla dışarı çıkması beklenir. Perkütan Nefrolitotripsi (PNL) böbrekteki taş 2 cm’den büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan güncel bir endoskopik ameliyat yöntemidir.

Genel anestezi altında bel bölgesinde 1 cm’lik bir kesikten oluşturulan bir yol ile böbreğin içine girilerek taşlar bütün halde veya parçalanarak aynı yoldan çıkarılır. Başka bir cerrahi tedavi yöntemi ise üreteroskopidir.

Bu yöntemde üreteroskop adı verilen aletler ile üreter içine girilerek, taşlar lazer ile parçalanır. Üreteroskopinin avantajı, üreteroskopların esnek olması ve bu sayede de böbreklerdeki kıvrımlara bile ulaşabilmesidir.

Üremi

Kan yoluyla böbreklere ulaşan ve idrarla dışarı atılması gereken zararlı maddelere üre denir. Ürenin, idrarla dışarı atılmayıp, vücutta birikmesi durumunda ortaya çıkan hastalığa üremi denir. Bu hastalık böbreğin üreyi yeterince süzememesi sonucu oluşur. Hastada sürekli baş ağrısı, görme bulanıklığı, hıçkırık, gündüzleri uyuklama ve geceleri de uykusuzluk görülür. Bu hastalık zaman kaybetmeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Böbrek Kanseri

Böbrek kanseri genellikle 50-70 yaş arası kişilerde görülür. Kadınlara göre erkeklerde 2- 3 kat daha fazla rastlanır. Böbrek kanserinin nedeni tam olarak bilinmese de yaş, ırk ve genetik faktörlerin riski artırdığı bilinmektedir. Bu faktörler içinde yaş en önemli etken olarak kabul edilmektedir.

Prostat görülme oranı 50 yaş ve sonrasında ciddi şekilde yükselmektedir. Böbrek kanserleri başlangıçta pek belirti vermezler. Ancak tümör büyüdükçe idrarda kan, ağrı, iştahsızlık, kilo kaybı, tekrarlayan yüksek ateş, yüksek tansiyon ve kansızlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Cerrahi böbrek tümöründe ana tedavi yöntemidir. Radyoterapi cerrahiye destek olarak uygulanabilir.

Böbrek Yetmezliği

Böbreğin temel işlevleri vücuttaki su, tuz, kalsiyum dengesini sağlamak, idrar yoluyla zararlı maddelerin ve ilaçların vücuttan atılmasını sağlamak ve hormon, şeker metabolizmasına katkıda bulunmaktır. Böbrek yetmezliğinde böbreğin bu işlevlerinde aksama olur. Böbrek yetmezliği ani (akut) veya yavaş (kronik) gelişebilir.

Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri şunlardır:

✔ Ağır kanama, kusma, ishal, yanık sonucu kan basıncında düşme

✔ Gebelik zehirlenmesi, sağlıksız koşullarda yapılan  düşükler

✔ Kalp yetmezliği

✔ Böbrek hastalıkları

✔ İdrar yollarında tıkanıklık

✔ Geçirilen ameliyatlar

✔ İlaçlara bağlı akut böbrek yetmezliği sık karşılaşılan bir sorundur,   bu nedenle ilaçlar kesinlikle doktor denetiminde kullanılmalıdır.

Kronik böbrek yetmezliğinin nedenleri şunlardır:

✔ Nefrit

✔ Şeker hastalığı

✔ Hipertansiyon

✔ Taş, tıkanma, tümör gibi idrar yolu hastalıkları

✔ Böbrek kistleri

Böbrek yetmezliğinde görülen belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

✔ Gece idrara kalkma
✔ Halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı
✔ İdrar miktarında azalma,
✔ Hipertansiyon
✔ El, ayaklar ve göz etrafında şişmeler

Ürolojide Kullanılan Tanı Yöntemleri

Ürolojik hastalıkların teşhisinde en sık kullanılan tanı yöntemleri şunlardır:
✔ IVP
✔ Ultrasonografi
✔ Ultrason eşliğinde çoklu prostat biopsisi
✔ BT ( Bilgisayarlı tomografi)
✔ MR Görüntülemesi
✔ Sintigrafi
✔ Endoskopik incelemeler
✔ Ürodinamik incelemeler
✔ Spermiogram
✔ VSG

İVP

Damar yoluyla verilen opak madde böbrekler tarafından tutulur ve çekilen röntgen filmleri ile böbrek, idrar yolları görüntülenir.

Ultrasonografi

Ultrasonda vücudun iç organlarını görmek için ses dalgaları kullanılır. Kullanılan ses dalgaları insan kulağının duyamayacağı kadar yüksek frekanstardadır. Her doku gönderilen sesi farklı oranda yansıttığı için algılanan görüntü de farklı olur. Böylece doku ve organlar ultrason cihazının ekranında görülür.

Bu yöntem ile kist, tümör gibi dokular farklı görüntü elde edilebilir. Doppler ultrasonografi ise bir damar içindeki kan akımının miktarı ve bu akımı engelleyen hastalıkların tanısını yapar. Yine ses dalgaları göndererek uygulanır, ancak kan hareketli bir yapı olduğu için ses frekanslarında değişimler olur ve bu şekilde kan akımı hakkında bilgi sahibi olunur.

Ultrason eşliğinde çoklu prostat biopsisi

Prostat kanseri tanısında gerekli bir işlemdir. Ultrason yardımıyla şüpheli bölgeden parça alınması prensibine dayanır.

(BT) Bilgisayarlı tomografi

X ışınları kullanarak vücuttaki doku ve organların kesitsel görüntüsünü veren özel bir görüntüleme yöntemidir. Normal röntgen filmlerine göre BT ile kafa travmaları, beyin tümörleri ve diğer beyin hastalıkları hakkında daha detaylı bilgi alınabilir. BT ile kemik, yumuşak dokular ve kan damarları da görüntülenebilir.

MR Görüntülemesi

MR yani Manyetik Rezonans Görüntüleme, acısız ve x-ışını gibi zararlı olabilecek ışınlar kullanmayan yani radyasyon içermeyen bir tanı yöntemidir. Özellikle yumuşak dokuların görüntülenmesinde başarılı sonuçlar veren MR’ da güçlü bir manyetik alanda radyofrekans dalgaları aracığıyla görüntü oluşturulur. Yumuşak dokulardaki başarısı nedeniyle diğer tanı yöntemlerinde tespit edilemeyen kanserli alanlar tespit edilebilir.

Sintigrafi

Damar yoluyla radyoizotop madde vererek, bunların böbrekte tutulup atılmasını görüntüleme temeline dayanan bir tekniktir. Tümör tanısında çok yararlı bir yöntemdir.

Endoskopik İncelemeler

Sistoskopi:Lokal veya genel anestezi altında dış idrar yolundan idrar kesesine girilerek yapılan inceleme şeklidir. Avantajı mesane ve dış idrar yolunu doğrudan gözlemleyebilmesidir.

RGP: Sistoskopi yapılırken böbreklere ince kateter konur sonra içinden opak madde vererek böbrek içi kanallar, böbrek havuzu ve iç idrar yolları değerlendirilebilir. Bu incelemeye retrograd pyelografi denir. Daha çok çalışmayan veya diğer yöntemler ile tam değerlendirilemeyen böbrek ve böbrek yollarını değerlendirdiğimiz yöntemdir.

Üreteroskopi: Sistoskop gibi bir aletin daha ince ve uzun olanıdır. Mesanenin üstündeki iç idrar yolunu görmek için kullanılır.

Ürodinamik İncelemeler

İdrar kesesinin basınçlarını ve işeme olayını ölçmeye yarayan bir testtir. En basit şekli üroflowmetredir.

Spermiogram

Kişinin dölleme gücünü gösteren bir incelemedir. Erkekten alınan meni boşalma sonrası incelenerek yapılır.

VSG

Erkeklik yollarını gösteren bir incelemedir. Lokal anestezi ile skrotum içinde meni kordonu elle bulunur ve opak madde verilerek meni yolları görüntülenir.

Ürolojide Kullanılan Tedavi Yöntemleri

✔ Robotik cerrahi

✔  ESWL ( Vücut dışından ses dalgalarıyla taş kırma)

✔ Böbrek Nakli

Robotik Cerrahi

Robotik Cerrahi Sistemi; cerrahın oturarak parmaklarıyla ve ayaklarıyla kontrol ettiği bir cerrah konsolu, robotik kolları taşıyan bir ünite ve 540 derece hareket edebilen enstrümanlarla üç boyutlu görüntü sağlayan optik sistemlerden oluşur.

Doktor oturduğu için uzun ameliyatlarda yorulmaz ve konsantre kalır. Ayrıca el titremeleri robot tarafından engellendiği için ameliyatın başarısı da yükselir. Robotik cerrahi ile yapılan ameliyatlarda daha çabuk iyileşme olur ve özellikle prostat kanserinde cinsel fonksiyonlar daha az zarar görür.

Ameliyatın gelişmiş optik sistemleri sayesinde yapılması açık cerrahiye göre çok daha ayrıntılı bir görüş sağlar. Ayrıca opere edilen alan 12 kat büyütülerek görüldüğü için ameliyat daha az doku hasarına neden olur ve bu da ameliyat sonrası hızlı iyileşme ve daha iyi onkolojik sonuçlar anlamına gelir

ESWL (Vücut dışından ses dalgalarıyla taşı kırma)

Çok kolay ve rahat bir tedavidir. Taşlar ses dalgalarıyla parçalanarak küçük parçalara bölünür ve idrar kanalından vücuttan atılır. Genellikle bu yöntemle 2.5 cm’den küçük taşlar %85-90 oranında başarıyla tedavi edilir.

Böbrek Nakli

Böbreklerimizin yaşamımızı ve aktivitelerimizi sürdürmek için yeterli fonksiyonlarını yapamadığı durumda yeni bir böbreğin ameliyatla vücudumuza yerleştirilmesi işlemine böbrek nakli denir.

Diyaliz süreci hastaların yaşamını ruhsal ve fiziksel olarak olumsuz etkileyen bir süreçtir. Nakil öncesi diyalize bağımlı bir hayat yaşanırken, nakil sonrası kişi özgür olabilir. Böbrek nakli olan kişiler kendi güçlerini geri kazanır, sosyal ve fiziksel aktiviteleri iyileşir.

Nakil akrabadan veya uyumlu dokuya sahip akraba olmayan kişilerden yapılabilir. Başarı oranı çok yüksek bir işlemdir.